mARKANIZ SAĞLAM OLMALI

Bilirsiniz arkasını sağlama almak diye bir deyim vardır; bu sağlamlığı bazen abimiz ya da babamız, bazen siyasi bir güç ya da illegal bir güç, bazen de alın terimizle sağlarız.

Başarılı şirketlerin veya kişilerin arkasında bir güç daha vardır. Kimileri bunun bilincinde kimileri yavaş yavaş bilinçlenmeye başlıyor kimileri ise hala farkında değil. İşte bu güç mARKA olmanın verdiği güçtür.

Ülke olarak biz arkamızı ne kadar sağlama almışız bakalım.

544 sayılı “Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile “Türk Patent Enstitüsü” (TPE) kurulduktan sonraki ilk istatistiğe baktığımızda yerli marka müracaat sayısı 12.815 adettir (1995).

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na geçmeden önceki yıla baktığımızda da yerli marka müracaat sayısını 94.575 olarak görüyoruz (2016).

Yıllar içindeki artışa baktığımızda (%638’lik bir artış) şirketlerimizin marka bilincine daha fazla hâkim oldukları ve önem verdikleri apaçık görülmektedir.

Yıllara Göre Başvuru Sayıları
Bir marka için müracaat edilmesi tescil edildiği anlamına gelmemektedir. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan sonra bir markanın tescil edilme süreci koşullar yolunda giderse ortalama 8-10 aydır. Yani bir müracaat yaptığımızda Türk Patent ve Marka Kurumu uzmanı tarafından ön inceleme yapılması, markanın ilanına karar verilmesi, ilanda herhangi bir itiraz ile karşılaşmaması, tescil kararının gelmesi, tescil işleminin süresi içerisinde yapılması ve tescil belgesinin gelmesi 8-10 ay sürmektedir. Buna iyi senaryo diyelim şimdi kötü senaryolara bir bakalım;

1. Müracaatın Türk Patent ve Marka uzmanları tarafından ön inceleme aşamasında 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 5. Maddesi gereğince reddedilmesi. Bunun en büyük nedeni öncesinde detaylı bir ön araştırma ve inceleme yapılmamış olmasıdır.

2. Müracaata ilan aşamasında itiraz gelmesi ve 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6. Maddesi gereğince reddedilmesi. Bunun en büyük nedeni de gelen itiraza karşı iyi bir savunma yapılmamasıdır.

3. Müracaatın tescil tamamlama işleminin süresi içerisinde yapılmaması. Bunun en büyük nedeni ise dikkatli takibin yapılmamasıdır.

4. Müracaatı yapan firmanın müracaatından vazgeçmesi. Bunun en büyük nedeni ise firmanın ilgili ürün ya da hizmetten vazgeçmesi ya da ekonomik sorunlardır.

Yukarıda saydığımız nedenler sonucunda oluşan tabloya şimdi yeniden bakabiliriz.

Yıllara Göre Başvuru ve Tescil Sayıları Karşılaştırması
mARKASI sağlam olan illerimiz hangisi diye baktığımızda ise 2016 yılında ülkemizde yapılan yerli marka müracaat sayısı 94.575 adet olduğuna göre İstanbul ilimizde yapılan müracaat 79 ilde yapılan müracaat sayısı toplamından fazla görülmektedir.

2016 Yılında En Az Başvuru Yapan Şehirler
mARKASI sağlam olup da ülkemize müracaat yapan ülkelere de bir göz attığımızda Vatikan dahil 193 ülke olduğunu düşünürsek 2016’da Türk Patent ve Marka Kurumuna müracaat yapmayan ülke sayısı 89 olup sadece 1 adet müracaat yapan ülke sayısı 10’dur.

2016 Yılında En Fazla Başvuru Yapan Şehirler
mARKASI sağlam olmayan son 5 ilimize de bir göz atarsak 2016 yılında en az müracaatı yapan Bayburt aynı zamanda 1995-2016 arasında da toplam 114 müracaat ile genel sıralamada da en sonda yer almaktadır.

2016 Yılında Ülkemize En Fazla Başvuru Yapan Ülkeler
Sonuç olarak güçlü bir ekonomi markalaşmaktan geçmektedir, arkanızı sağlama alın geleceğe güvenle bakın.

* Veriler turkpatent.gov.tr adresinden alınmıştır.

Share