TELEFONUN MUCİDİNİ ÇOCUKLAR SEÇİYOR: PATENT DEDEKTİFİ

Miray Erdoğan-Palto Sahne

Patent Dedektifi, Palto Sahne tarafından çocuklara yönelik hazırlanmış bir tiyatro oyunu. Çocuklar ellerindeki seçim kartlarıyla oyuna yön veriyor ve telefonun patentinin kime ait olduğuna beraber karar veriyor. Bir çocuk oyununda görmeye alışık olmadığımız ‘’patent’’ konusuna değinerek çocuklara bu kavramı benimseten oyunun yönetmeni Miray Erdoğan’la oyun hakkında konuştuk…

Palto Sahne’nin en sevilen oyunlarından biri sanıyoruz ki Patent Dedektifi. Oyun bir marka patent dergisi olarak bizim de ilgimizi çekti. Patent odağında bir oyun sahnelemek nereden aklınıza geldi?

Aslında fikir tam olarak “kazanmak ve hak etmek” kavramlarından çıktı. Bunu somut şekilde anlatmanın en güzel yolunu patent üzerinden bulduk. Soyut kabul edilebilecek bir durum olan ‘’hak sahipliği’’ni, somut olarak patent kavramı üzerinden anlatabileceğimizi ve bu kavramı çocuklara öğretebileceğimiz en yaratıcı alanın da tiyatro sahnesi olduğunu düşündük.

Bu oyun çocuklarda patent kavramı hakkında bir bilinç oluşturuyor mu sizce? Bununla ilgili dönüşler aldınız mı?

Kesinlikle. Bu oyunu ilk yazdığımızda özellikle altı yaş ve üzeri çocuklara uygun olduğunu düşündük. Fakat beklediğimizden de küçük yaştakiler patenti öğrenmeye başladı. Dört yaşından itibaren çocukların ‘’patent’’ demeye başladığını fark ettik. Her ne kadar çok minik seyircilerimiz kelimenin profesyonel karşılığını tam anlamasalar da kulakları aşina oldu. Okuma yazma döneminde olan çocukların ise patent kavramını hem mesleki olarak hem de işlevsel olarak anladığını düşünüyoruz.

Patent Dedektifi oyununu İstanbul dışında başka şehirlerde de sergilemeyi düşünür müsünüz?

Elbette. Çok isteriz. Ekip olarak başka şehirlere ve çocuklara ulaşmayı istiyoruz. Hatta bu oyunu anne ve babaların da seyredebileceğini düşünüyoruz, biz bu oyunu aile tiyatrosu olarak kurgulamıştık en basında. Fakat Türkiye’de aile tiyatrosunun tam karşılığı henüz yok. Aile tiyatrosu deyince yetişkin oyunu zannediliyor. O yüzden çocuk oyunu ifadesini kullanıyoruz fakat yetişkinler de izliyor çocuklarıyla beraber. Çocuklar, oyunda farklı görüşleri duymayı, muhakeme yapmayı, seçim yapmayı ve söz hakkı olduğunu öğrenirken ebeveynler de isin felsefi boyutuyla ilgileniyor. Biraz Küçük Prens’e de gönderme var oyunda. İki farklı jenerasyonu aynı oyunda bir araya getiriyoruz. İnteraktif olduğu için seçim konusunda kapıştıklarını ve keyif aldıklarını da görüyoruz. En çok da bu sebeple oyunu farklı şehirlerde sergileyerek çok daha fazla aileye ulaşmayı istiyoruz.

Patent Dedektifi

Çocuklarıyla birlikte gelen ebeveynler de aktif olarak oyuna katılıyor ve bu durum oyunun yapısını bozmuyor. Siz oyun sırasında sadece çocuklara değil, yetişkinlere de söz hakkı tanıyorsunuz.

Evet, gelen ebeveynlere de söz hakkı tanıyoruz. Bir önceki seansta bir anne ve kız, iki farklı seçim yaptı ve birbirlerinden farklı yönlendirmelerde bulundular. Bu, oyun bittikten sonra tartışma ortamının devam etmesini sağlar. Tartışma her zaman cevap arayışı getirir. Biz oyunda cevabı vermiyoruz, düşünme alanı açıyoruz katılımcılara. Eğer çocuklara aktardığınız bir bilginin ardından ‘’Değil mi çocuklar?’’ diye sorarsanız aslında seçim sansı bırakmazsınız, sadece onay alırsınız. Bu da interaktif olmaz. Bu açıdan oyunun demokratik bir ortama sahip olduğuna ve nesilleri bir araya getirerek düşünmeye, sorgulamaya yönlendirdiğini düşünüyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor.

Röportaj: Deniz Cebeci

Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir