TÜRKİYE’NİN EN ESKİ ŞEKER MARKALARI: BAYRAMA ÖZEL LEZZETLER

Şekerlemeler, tatlılar, ikramlıklar… Bayram günlerinin vazgeçilmezi olarak tanıdığımız bu tatlar, birkaç gün sonra misafirlerimize sunulmak üzere özenle hazırlanıyor olacak. Biz her ne kadar bayram öncesi yaptığımız şekerleme ve ikramlık alışverişinde şehrimizin esnafını ya da marketleri anımsıyor olsak da Türkiye’de doğmuş ve ününden bir parça bile kaybetmemiş bazı markalar var. Bu bayram, biraz nostalji yapalım ve Türkiye’nin en eski şekerleme markalarına birlikte bakalım istedik. Tüm okurlarımıza keyifli, sağlıklı ve ‘’şeker tadında’’ bir bayram dileriz.

1- ‘’Turkish Delight’’ Kavramını Dünyaya Tanıtan Şekerci: Hacı Bekir

Şekerci Hacı Bekir ya da bir diğer adıyla ‘’Ali Muhiddin Hacı Bekir’’, 1777 yılında İstanbul’da kurulan bir şekerlemeci. Lokumları ve çeşitli aromalara sahip akide şekerleriyle ünlü olan bu marka, bazı kaynaklarda ‘’Türkiye’nin yaşayan en eski şirketlerinden biri’’ olarak tanımlanıyor. Ayrıca bu marka, ilgi çekici bir özelliğe daha sahip. Anlatılanlara göre çok eski tarihlerde Türkiye’ye gelen bir İngiliz turist, Hacı Bekir’in İstanbul’daki dükkânını ziyaret ediyor. İngiliz turist buradan ülkesine giderken götürmek üzere hediyelik lokum alıyor. Denizler aşırı topraklara ulaşan Hacı Bekir lokumları, lezzetiyle akıllara kazınıyor ve ‘’Turkish Delight’’ kavramı popüler hale gelerek şekercilik sektöründe uluslararası bir unvan kazanıyor. Dükkânı açtıktan bir süre sonra Hac görevini gerçekleştirmesiyle ‘’Hacı Bekir’’ adını alan müteşebbis Bekir, şekerleme imalatı konusunda öyle başarılar yakalıyor ki dönemin padişahı tarafından ‘’Sarayın Şekercibaşı’sı’’ unvanına layık görülüyor.

2- Fabrikasyon Üretime Direnmiş Efsanevi İsim: Şekerci Cafer Erol

200 yılı aşkın tarihe sahip olan Şekerci Cafer Erol da yine İstanbul’da kurulmuş efsanevi bir şekerci. Reçelleri, akide şekerleri, marzıpan yani badem ezmeleriyle meşhur bu dükkân, lezzetini Osmanlı’dan beri korumaya çalışan değerli işletmelerden biri. Şekerci Cafer Erol’un hikayesi, 1807 yılında Taşköprü’den İstanbul Eminönü’ne göçmesiyle başlıyor. Dünya Savaşı başlayana dek İstanbul’da şekercilik yapan aile, hem bir yangın atlatıyor hem de savaş döneminde altüst olan ekonomiye dayanamıyor ve memlekete geri dönüyor. 1925 yılında ise yeniden İstanbul’a göç ediliyor ve İstanbul’un üç noktasında yeni dükkânlar açılıyor. Dükkânın günümüz işletmecisi, Şekerci Cafer Erol’un birkaç kez kapanıp açıldığını ve en son 1945 yılında Kadıköy’de yeniden hayata geçtiğini anlatıyor. Ayrıca markanın 1800’lü yıllara dayanan bu hikâyesini de bir üniversite tarafından yapılan araştırmayla öğrendiklerini ifade ediyor.

Şekerci Cafer Erol markası bugün, hala Osmanlı dönemindeki reçetelerine büyük oranda bağlı. Fabrikasyon imalat yerine el yapımı bir üretim tercih ediyor. Ayrıca imalat aşamasında da yöresel ürünlerin temin edilmesine ve bu ürünlerin eski reçetelere adapte edilmesine önem veriyor.

3- İşletmecisi Hem Galatasaray’ın Hem Şekerlemelerin Yıldızı: Üç Yıldız Şekerleme

Üç Yıldız Şekerleme
markasını kuran ailenin şekerleme ve tatlı imalatı konusundaki deneyimi 250 yıllık bir tarihe sahip. Yıllar boyu çeşitli şehirleri gezen ve en sonunda İstanbul’a gelip 1926 yılında dükkân açan Dörtler Ailesi, şekerleme alanındaki ustalığını günümüze kadar taşıdığı ve bu kültürü nesillerce aktardığı biliniyor. Anlatılan hikâyeye göre bu dükkân aslında bir başka şekerlemeciden devralınıyor. Alanında usta olan ve hatta ‘’yıldız gibi’’ diye tanımlanan üç ortak tarafından alınan dükkâna ‘’Üç Yıldız Şekerleme’’ tabelası asılıyor. 3 yıl sonra ise dükkân işletmesi ortaklardan biri olan Ahmet Fikri Dörtler’e kalıyor.

Ahmet Fikri Bey’in oğlu Feridun da o dönem hem Galatasaray Lisesinde eğitim alıyor hem de babasına yardım ediyor. Fakat bir süre sonra okuldaki beden eğitimi hocası tarafından fark edilerek spor alanına yönlendiriliyor ve Galatasaray’da oynuyor. 1955 yılında ise babasını kaybetmesinin ardından Galatasaray’daki futbol hayatına ara verip dükkân işletmesini devralıyor. Feridun Dörtler hala İstanbul’un efsanevi şekerleme dükkânı Üç Yıldız’ın ününü sürdürmeye devam ediyor.

4- Eski Ankara’nın Kalbinde Bir Şekerleme Dükkânı: Şekerci Ali Uzun

Bu sefer rotamızı Başkent Ankara’nın kalbi Ulus’a çeviriyoruz. Her ne kadar Türkiye’nin şekercilik tarihindeki ünlü isimlerin çoğu İstanbul’da olsa da dönemin gözdesi, Cumhuriyet’in Başkenti Ankara’da da hatırlamaya değer isimler var. Şekerci Ali Uzun markası da onlardan biri. Özellikle badem ve ceviz ezmeleriyle ünlü bir marka olduğunu söylemek mümkün.

Şekerci Ali Uzun aslında bu alandaki eğitimi babasından alıyor. Safranbolu’da yaşayan ve lokum işi yapan baba Osman Nuri, uzun yıllar bu işi yapıyor ve bir dönem İstanbul’a da göç ediyor. 1915’te doğan ve bu işin püf noktalarını bizzat babasından öğrenen Ali Uzun, 1935 yılında Ankara’nın o dönemki gözdesi Ulus’ta kendi işini kuruyor. Türkiye’nin köklü şekerleme markalarından ‘’Geleneksel Şekerci Ali Uzun’’ hala Ankara’da hizmet veriyor ve yolu Ankara’dan geçenlere lezzetli badem ezmeleri ve şekerlemeler sunuyor. Ayrıca farklı şehirlere kargo yaparak muhteşem lezzetlerini Ankara sınırları dışına da taşıyor.

5- İzmir Şekercilerine Uğramadan Olmaz: Şekerci Ali Galip 

Son şekerleme dükkânı hikâyesi de İzmir’den. Şekerci Ali Galip, 1901’den günümüze ulaşan bir lezzet durağı. Bu markanın temellerini yıllar önce atan Ali Galip aslında Bursa’da doğuyor ve İzmir’e göçüyor. Gençlik yıllarında buradaki Rum ve Ermeni ustalardan şekercilik imalatı ve ticaretiyle ilgili birçok bilgi öğrenme fırsatı bulan Ali Galip, 20 yıla yakın süre boyunca edindiği tecrübeyle kendi işini kurmaya karar veriyor. Yıllar boyu İzmir Kemeraltı’nda şekerlemelerini üretip satan Ali Galip’ten sonra da diğer kuşaklar bu markayı yaşatmaya devam ediyor.

Hatta işletmeciliğe devam eden kuşaklar, bu markanın yaşatılmasına ve geliştirilmesine o denli önem veriyor ki İzmir’le kalmayıp diğer şehirlere ve yurt dışına markanın ününü taşıyor. Üçüncü kuşak işletmeci ise 1938 yılında katıldığı bir fuarda tamamen şekerden imal edilen İzmir Saat Kulesi ile ‘’Şekercibaşı’’ unvanı alıyor. Aynı işletmeci 1945 yılında artan talebe istinaden Gaziemir’de bir üretim tesisi açılması için harekete geçiyor ve bu sayede Şekerci Ali Galip markası, ‘’İzmir’in ilk kapsamlı çikolata fabrikası’’na sahip olma unvanına sahip oluyor.

Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir